Çincede karaktere 性格 denir. İlk karakter başlı başına bir tanımdır: 性 kalbi, yani 忄 işaretini (bu, solda yer alabilmek için dik yazılmış 心’dir), “doğmak” anlamındaki 生 ile birleştirir ⟶ kalple birlikte doğan şey, insanın derindeki doğası. 格 buna “çerçeve, biçim” anlamını ekler. Ama konuşmada daha çok 脾气 duyulur, kelimesi kelimesine “dalağın nefesi” ⟶ huy, mizaç. Çin tıbbı gerçekten de her organı bir duyguya bağlar: 怒伤肝,喜伤心,思伤脾,忧伤肺,恐伤肾, “öfke karaciğeri yaralar, sevinç kalbi, kara kara düşünmek dalağı, hüzün akciğeri, korku böbreği”, der 黄帝内经 (bkz. Tedavi olmak sayfamız). 脾气 kelimesinin doğrudan bu kuramdan geldiğinden emin değilim, sözlükler bu konuda belirsiz kalıyor. Buna karşılık Türkçeyle benzerlik çarpıcı: bizim “mizaç” kelimemiz de tıptan, Hipokrat’ın tıbbından gelir (vücut sıvılarının “karışımı” demektir), melankolik de başlangıçta kara safrası fazla olan bir insandan ibaretti.
Dikkat: tek başına kullanıldığında 脾气 çoğu zaman kötü huya kayar. 他脾气很大 , hayranlık duyulan anlamda “güçlü bir karakteri var” demek değildir, “en ufak şeyde parlıyor” demektir. 发脾气 , “dalağın nefesini dışarı salmak” ⟶ öfkeyle parlamak, olay çıkarmak. İltifat etmek içinse 脾气好 denir: huyu iyidir, kolay kolay kızmaz.
Kalp bu söz varlığının her yerinde. Bu sayfanın kelimelerine bakın: 忄 işareti 情, 怕, 惊, 慌, 恼, 愤 karakterlerinin solunda, 心 ise 感, 念, 愁, 怒, 恐 karakterlerinin altında yer alır. Klasik Çin düşüncesi için 心 hem kalp hem zihindir: insan kalbiyle düşünür (düşünce, bellek ve irade de zaten ayrı bir sayfada ele alınacak). “Hızlı” anlamındaki 快 bile kalbi taşır: ilk anlamı “memnun, hoşnut” idi ve bunu 快乐 kelimesinde buluruz. 心 üzerine kurulu gündelik kelimeler (心情, 关心, 放心, 小心) zaten Vücut sayfasında.
Mutlu olduğunu söylemek için Çincede dört yaygın kelime vardır ve öğrenciler bunları seve seve birbirine karıştırır. 高兴 bir olaya tepki verir: 认识你很高兴, “seninle tanıştığıma sevindim”. 开心 , “kalbi açmak” ⟶ iyi vakit geçirmek, daha samimidir. 快乐 daha çok dileklerde yaşar: 生日快乐, 新年快乐. 幸福 ise süren bir mutluluğu, bir ailenin ya da bir çiftin mutluluğunu anlatır. Alıştırmasını başardı diye 我很幸福 diyen bir öğrenci bu yüzden öğretmenini gülümsetir (bu biraz, bir sınavın sonunda “artık gözüm açık gitmez” demeye benzer).
Aydın idealine gelince, o da kendine hâkim olmaktır. 喜怒哀乐 , “sevinç, öfke, keder, zevk”, duyguların bütün yelpazesini anlatır ve ifade 中庸 kitabından gelir: 喜怒哀乐之未发,谓之中, “sevinç, öfke, keder ve zevk henüz ortaya çıkmamışken buna orta denir”. Değerli bir insan için, yüzünde ne sevincini ne öfkesini belli ettiği söylenirdi: 喜怒不形于色. Konfüçyüs de aynı şekilde huzurlu erdemli insanı, hep kaygıyla kemirilen küçük insanla karşılaştırır: 君子坦荡荡,小人长戚戚 (Sohbetler VII, 35; Konfusius’un Sohbetleri’nin 7. Bölümü sayfamızdaki çeviri şöyle: “Bilge sakindir, gönlü geniştir; bayağı insan hep kaygılarla ezilir”). Bu, Çinlilerin her şeyi gizlediği anlamına gelmez (bir Çin Yeni Yılı gecesi bir 麻将 partisine tanık olun, fikriniz çabucak değişir). Ama ölçülülük, özellikle bir büyüğün ya da bir amirin önünde, hâlâ bir erdemdir.
Karakterle ilgili atasözleri çoğu zaman birer imgedir. 刀子嘴,豆腐心 , “bıçaktan bir ağız, tofudan bir kalp”, sert konuşan ama kötü olmayan insanı anlatır (Çin’de tofu, yumuşaklığın ta kendisidir). 江山易改,本性难移, “ırmakları ve dağları değiştirmek, insanın yaradılışını değiştirmekten kolaydır”, bizim “can çıkmayınca huy çıkmaz” sözümüzdür. 七上八下 , “yedi yukarı, sekiz aşağı” ise bir 歇后语 sözünün son kısmıdır; bunlar, ikinci bölümü anahtarı veren iki zamanlı cümlelerdir: 十五个吊桶打水,七上八下, “kuyudan su çeken on beş kova: yedisi çıkar, sekizi iner”. İfade yalnızca son kısmı saklamıştır. Kalp de kovalar gibi yapar.
Bugünün dili de yeni şeyler icat ediyor. 玻璃心 , “camdan kalp”, en ufak şeye alınan kişi için söylenir. 靠谱 genellikle “partisyona dayanmak” ⟶ güvenilir diye açıklanır; zıddı 离谱 , “partisyondan uzaklaşmak” ⟶ saçma sapan, olacak şey değil. 情商 , duygusal zekâ, IQ demek olan 智商 örnek alınarak kurulmuştur: 商 burada bir bölme işleminin sonucu, yani bölümdür. İlk ikisi gündelik dile aittir. Bir ön yazıda bunlardan kaçının.
Son olarak, gündelik hayatta duygu çoğu zaman kelimeden silinir. 情况 , durum, ve 事情 , iş, mesele, 情 karakterini hiçbir duygu taşımadan korumuştur. Kelimesi kelimesine “korkmak, çekinmek” demek olan 恐怕 , “muhtemelen” demenin kibar bir yolu olmuştur: 恐怕要下雨了, “korkarım yağmur yağacak”, tıpkı Türkçedeki gibi. Hobi anlamındaki 爱好 ise ikisi de “sevmek” demek olan iki fiili yan yana koyar (buradaki 好 diye okunur).
Sayfadaki herhangi bir karaktere tıklayın: yazım sırası, çizginin yönünü veren okla birlikte çizgi çizgi görünür.
Kullanım kılavuzu: her kelime kendi düzeyini taşır. ① temel olan, ② yaygın olan, ③ ayrıntılı olan. ① ile başlayın: birinin karakterini anlatmaya ve ne hissettiğinizi söylemeye şimdiden yeterler. ▶ düğmesi telaffuzu verir, bir karaktere tıklamak ise yazım sırasını açar.
Karakter
karakter
huy, mizaç (çoğu zaman: kötü huy)
meziyet, güçlü yan
kusur, zayıf yan
kişilik
huysuz olmak, çabuk parlamak
ahlaki değer (birinin)
Mizaç
dışa dönük
içe dönük, içine kapanık
canlı, hayat dolu
utangaç
açık yürekli, neşeli
yumuşak, şefkatli
komik, espri anlayışı olan
sakin, soğukkanlı
uyumlu, geçimli
sabırsız, fevri
ağırbaşlı, ölçülü
dobra, açık sözlü
ağırkanlı, acele etmeyen
kaygısız, teklifsiz
Erdemler
sıcak, candan
ciddi, işini özenle yapan
dost canlısı
iyi kalpli
dürüst
kibar, terbiyeli
cesur
cömert, eli açık
sabırlı; sabır
dikkatli, titiz
çalışkan
alçakgönüllü
kendine güvenen
iyimser
sorumluluk sahibi
güvenilir, sözüne güvenilen (gündelik)
doğru, namuslu
arkadaşlarına sadık
Kusurlar
tembel
özensiz, baştan savma iş yapan
cimri, pinti
korkak
kibirli; gururlu (bir şeyle)
dalgın, dikkatsiz
bencil
inatçı
kaprisli, şımarık
kötümser
geveze, aynı şeyi tekrarlayıp duran
ikiyüzlü
kompleksli, kendini aşağı gören
alıngan, kin tutan
otoriter, zorba
dik başlı, asla boyun eğmeyen
züppe, insanları paralarına göre yargılayan
aşırı hassas, en ufak şeye alınan (gündelik)
Sevinç ve üzüntü
sevinçli, memnun
keyifli, iyi vakit geçiren
mutlu, neşeli (生日快乐!)
mutlu (derin bir mutlulukla); mutluluk
kalbi kırık, kederli
üzgün, içi sıkılan
ruh hali, duygu durumu
heyecanlı, coşmuş
heyecandan yerinde duramayan, şevkli
hoşnut, tatmin olmuş
hayal kırıklığına uğramış
duygulanmış, etkilenmiş
acı, ıstırap; acı çekmek (manevi olarak)
canı sıkkın, morali bozuk
yılgın, cesareti kırılmış
içi rahatlamış ve mutlu (bir yakınının başarısını görünce)
Öfke, korku, şaşkınlık
kızmak, öfkelenmek
korkmak
telaşlanmak, sabırsızlanmak
endişelenmek (biri için)
gergin, sinirli, stresli
öfkeyle parlamak, olay çıkarmak
şaşırmak, hayrete düşmek
irkilmek, ödü kopmak
sabrı tükenmiş, bıkkın
dert, sıkıntı; dert etmek
öfke; hiddetli
korku, dehşet
kaygılı; kaygı
telaşlı, paniğe kapılmış
Duygular
sevmek, hoşlanmak
nefret etmek; sinir bozucu
sıkılmak; sıkıcı
duygu, sevgi
imrenmek (kötü niyetsiz)
pişman olmak
merhamet; acımak
mahcup; utandırıcı
yalnız
ayrılmaya kıyamamak
kıskanç, hasetçi (kinle)
haksızlığa uğramış hissetmek, kırılmak
suçluluk duymak
biri için içi sızlamak; bir harcamaya kıyamamak
özlemle anmak
duygusal zekâ
Deyimlerde ve atasözlerinde karakter ve duygular
çok şaşırmak, donakalmak
ağlasam mı gülsem mi bilememek
sevinç, öfke, keder, zevk: bütün duygular
yardıma her zaman hazır
bıçaktan ağız, tofudan kalp: sözü sert, özü yumuşak
kalbi çiçek açmış: sevinçten uçmak
yedi yukarı, sekiz aşağı: yüreği ağzında
ateş üç kulaç yükselir: öfkeden deliye dönmek
sakin ve huzurlu
duygusal, her şeye duygulanan
fare gibi korkak
ırmakları ve dağları değiştirmek, insanın yaradılışını değiştirmekten kolaydır
Gündelik kelimelerde karakter ve duygular
durum (情, duygu)
iş, mesele
hobi (爱 ve 好 hào: ikisi de “sevmek”)
tebrikler! (喜, sevinç)
korkarım ki…; muhtemelen
üşümeye yatkın (“soğuktan korkmak”)
cinsiyet, erkek ya da kadın (性, doğa)
-se bile, olsa bile
neyse ki, şans eseri
fiyat-performans oranı
Örnek cümleler
O çok dışa dönük; bense daha çok içe dönüğüm.
Öğretmenimiz hem sıcak hem de işini özenle yapan biri.
Bugün benim doğum günüm, çok mutluyum.
Artık kızma, bilerek yapmadı.
Sınavdan önce biraz gerginim.
Telaş etme, bana yavaş yavaş anlat.
Kız kardeşim çok korkaktır: akşamları tek başına dışarı çıkmaya cesaret edemez.
Tebrikler! Size ömür boyu mutluluklar dileriz.
Çok huysuzdur: en ufak şeyde parlar.
Herkesin iyi ve kötü yanları vardır.
Çok esprili biri: onunla hiç sıkılmazsın.
Ne kadar dalgınsın, adını yine yanlış yazmışsın.
Haberi duyunca herkes çok heyecanlandı.
Üniversiteyi kazanamadım: babam büyük hayal kırıklığına uğradı.
Kapı birden açıldı, yerimden sıçradım.
Sana gerçekten imreniyorum: her yıl seyahate çıkabiliyorsun.
Böyle olacağını bilsem gelmezdim: gerçekten pişmanım!
Gitmem gerek, sizden ayrılmaya hiç kıyamıyorum.
Dili sert ama kalbi yumuşaktır: sözlerini kafana takma.
Can çıkmayınca huy çıkmaz: hâlâ eskisi gibi.
İş görüşmesinden önce yüreğim ağzımdaydı.
Oğlunun üniversiteyi kazandığını duyunca annesi sevinçten havalara uçtu.
Kaygısız görünür ama aslında en ufak şeye alınır.
Çocuğunun yurt dışında tek başına sıkıntı çektiğini görmek içini sızlatıyor.
Erdemli insan huzurlu ve gönlü geniştir; küçük insan hep kaygı içindedir.


