Giysiler ve ayakkabılar

Giysiye 衣服 yīfu denir; iki karakterin her biri bir zamanlar tek başına giysi anlamına gelirdi. 衣 yī bir çizimdir: bir tuniğin çapraz yakası ve iki peşi hâlâ seçilebilir. Shuowen şunu belirtir: 上曰衣,下曰裳, “üsttekine 衣 denir; alttakine 裳 denir”. 衣 gövdeyi örterdi, 裳 cháng ise kadınlar gibi erkeklerin de giydiği bir etekti (Konfüçyüs de giyerdi, aşağıda göreceğiz). İkisi 衣裳 yīshang kelimesinde kaynaştı; burada ikinci karakter tonunu yitirir ve kelime kuzeyde hâlâ duyulur.

服 fú, yani 衣服 kelimesinin ikinci yarısı, daha gizemlidir. Shuowen onu 用 ile açıklar, “kullanmak, yararlanmak”; aynı karakter bugün de hizmet etmek (服务 fúwù), ilaç almak (服药) ya da yenilgiyi kabullenmek (服气) anlamlarında kullanılır. Buradan giysiye nasıl geçildiğini kesin olarak söyleyemem: belki “insanın üstünde taşıdığı, kendi kullanımına ait şey”. Buna karşılık giysi anlamındaki 服 kök salmıştır: 西装 xīzhuāng ya da 西服, “Batı’nın” takım elbisesi, 校服 xiàofú, okul üniforması, 羽绒服 yǔróngfú, “kuş tüyü giysi” ⟶ şişme mont.

Bir giysiyi “giymek” 穿 chuān ile söylenir ve karakter küçük bir sahnedir: 牙, diş, 穴 içinde, yani delikte. Shuowen burada “delmek, içinden geçmek” anlamını okur. Gömleğin içinden, iğne deliğinden geçen iplik gibi geçeriz: 穿针 iğneye iplik geçirmektir, 穿越 chuānyuè ise karşıya geçmek (dizilerde yüzyılları aşmak bile). Dikkat: 穿 yalnızca içine girilen şeyler, yani giysiler ve ayakkabılar için geçerlidir. Şapka, gözlük, eldiven ya da saat için 戴 dài gerekir (bkz. Dış görünüş). 穿眼镜 insanı gülümsetir.

Her giysinin kendi ölçü sözcüğü vardır ve mantık görseldir. Gövdeyi örtenler için 一件衬衫, 一件外套 denir; boyuna sarkanlar için 一条裤子, 一条裙子 (条 nehirler ve balıklar için de kullanılır); çift hâlinde olanlar için 一双鞋 yì shuāng xié, 一双袜子. Takım elbise, yani birbirine uyan ceket ve pantolon, 套 ile sayılır, “takım”: 一套西装. Zor bir şey yok. Ama 一个裤子 hâlâ yeni başlayanların en sık yaptığı hatadır.

Birçok ad kelimesi kelimesine okunur: 毛衣 máoyī, “yün giysi” ⟶ kazak; 连衣裙 liányīqún, “üste bağlı etek” ⟶ elbise; 牛仔裤 niúzǎikù, “küçük sığır çobanının pantolonu” ⟶ kot pantolon, çünkü 牛仔 kovboy filmlerindeki kovboydur; 背心 bèixīn, “sırt ve yürek” ⟶ atlet, ki tam da sırtı ve göğsü örter. Bazıları İngilizceden ses yoluyla gelmiştir: 夹克 jiākè, jacket, ya da T恤 T xù; buradaki 恤, Kantonca üzerinden, T-shirt kelimesindeki shirt’ü karşılıyor olabilir. Parmak arası terlik olan 人字拖 rénzìtuō ise “人 biçimli terlik” demektir: parmakların arasındaki kayışa bakın.

Sonbahar gelince Çinli anneler 秋衣 qiūyī ile 秋裤 qiūkù çıkarır, “sonbahar giysisi ve sonbahar pantolonu”: ilkbahara kadar giysilerin altında kalan uzun fanila ve uzun don (12. cümle budur). Ergenler bunlardan utanır, anneler inatla direnir ve internet tartışmayı şöyle özetlemiştir: 有一种冷,叫妈妈觉得你冷, “bir soğuk vardır, adı: annen üşüdüğünü düşünüyor”. Hepsi üç heceye sığar: 多穿点 duō chuān diǎn, “biraz daha giyin”. Halk bilgeliği buna 春捂秋冻 chūn wǔ qiū dòng sözünü ekler: ilkbaharda sıkı giyinik kalınır (捂, sararak sıcak tutmak demektir), sonbaharda ise serinde vücut pekiştirilir. Atasözü ile anneler sonbahar konusunda her zaman anlaşamaz.

Kuzeyin kışı uzun süre kendi üniformasını giydi: 棉袄 mián'ǎo, pamuk dolgulu ceket ve üstüne 军大衣 jūndàyī, ordunun zeytin yeşili kaputu; 1980’lerde öğrenciler de apartman kapıcıları da onu giyerdi. Şişme mont onu tahtından etti. Bugün her yerde 冲锋衣 chōngfēngyī var, “hücum giysisi”, su geçirmez bir yürüyüş montu: şehirde, güzel havada bile her köşede karşınıza çıkar.

睡衣 shuìyī ise her zaman evde kalmaz. Şanghay’da (bkz. Şanghay şehri) insanlar uzun süre sabah alışverişini pijamayla, köşedeki dükkâna giderek yaptı ve bunda hiçbir sakınca görmedi (7. cümle budur). 2010 Dünya Fuarı yaklaşırken belediye pijamalar evde kalsın diye kampanya yürüttü; fotoğraflara bakılırsa pek başarılı olamadı. Yazın kuzeyde bazı erkekler tişörtlerini göbeklerinin üstüne kadar sıvar ya da tamamen çıkarır: buna 光膀子 guāng bǎngzi, “çıplak omuzlar” denir, İngilizce basın da ona Beijing bikini adını takmıştır. Birçok şehir bunu yasaklamayı denedi.

Birinin evine girerken ayakkabılar çıkarılır ve ev sahibi 拖鞋 tuōxié uzatır, “sürüklenen ayakkabılar” ⟶ terlik (3. cümle budur). Şu mutlu tesadüfe dikkat edin: 拖鞋, “ayakkabı çıkarmak” anlamındaki 脱鞋 ile tıpatıp aynı okunur ve hareket kelimeyi izler. Küçük çocuklar ise 开裆裤 kāidāngkù giyerdi, ağı açık bir pantolon: çömelmeleri yeterdi (22. cümle budur). Tek kullanımlık bez onu şehirlerden neredeyse kovdu. Kırsalda hâlâ görülür.

Deyimler giysiyi ilk sıraya koyar. 衣食住行 yī shí zhù xíng, yani hayatın ihtiyaçları, giysiyle, hatta yemekten de önce başlar; 丰衣足食 fēng yī zú shí, giyecek bir şeyi olmak ve karnını doyurmak demektir. 衣锦还乡 yì jǐn huán xiāng deyiminde, dikkat, 衣 bir fiildir ve yì okunur, “giyinmek”: memlekete brokar giyinmiş olarak dönmek. 项羽 Xiàng Yǔ, Sima Qian’a göre, zengin olup da memleketine dönmemenin “gece işlemeli giysiyle yürümek” olduğunu söylerdi: kimse sizi görmez. 穿小鞋 chuān xiǎoxié, “küçük ayakkabı giydirmek”, birini sinsice zor durumda bırakmak demektir (20. cümle budur); bu çoğu zaman sarılı ayaklarla açıklanır, pek sağlam bir kanıt olmadan. 削足适履 xuē zú shì lǚ ise tersini söyler: ayakkabıya sığsın diye ayağı yontmak.

天衣无缝 tiānyī wú fèng bir Tang masalından gelir: 郭翰 Guō Hàn adında biri gökteki Dokumacı Kız’ın ziyaretine nail oldu ve elbisesinde hiç dikiş olmamasına şaştı; kız ona göğün giysilerinin iğneyle yapılmadığını söyledi. Bugün kusursuz bir plan ya da açık vermeyen bir yalan için söylenir. Şiirler Kitabı ise askerlere bir kelime armağan etmiştir: 无衣, “Giysisiz” adlı şarkıda Qin savaşçıları birbirlerine 岂曰无衣?与子同袍 der, “Kim demiş giyecek bir şeyin yok diye? Pelerinim senin olsun” (24. cümle budur). 同袍 tóngpáo, “aynı pelerin”, silah arkadaşı anlamında yaşamaya devam etmiştir. Bu dizeler 2020’de Japonya’dan gönderilen yardım kolilerinin üzerinde yeniden görüldü.

Giysi her yere kelimeler bırakmıştır. 领 lǐng, yaka, önceleri boynu belirtirdi; bir giysiyi yakasından kaldırırız ve kelime sonunda “yönetmek” anlamına gelmiştir: 领导 lǐngdǎo, şef. 领袖 lǐngxiù, “yaka ve kollar”, bir giysinin en göze çarpan iki parçası, lider demektir; Jin dönemine ait bir vakayiname daha o zaman 魏舒 Wèi Shū adında biri için insanların “yakası ve kolları” olduğunu söylüyordu. Okumuşlar kitaplarını geniş yenlerine sokarlardı: 袖珍 xiùzhēn, “yen hazinesi” ⟶ cep boyu. Chan ustası halefine cübbesini ve kâsesini bırakırdı, 衣钵 yībō ⟶ bir okulun mirası. Kız evlat da anne babasının yüreğini ısıtan bir 小棉袄 xiǎo mián'ǎo sayılır, “küçük pamuklu ceket” (21. cümle budur). Çamaşırın kendi sayfası var (Ev hayatı); şapkalar, çantalar ve 旗袍 ile 汉服 gibi geleneksel giysiler ise bir sonraki sayfada yer alacak.

Analektler (bkz. Konfüçyüs’ün Analektleri’nin 10. Bölümü) Üstat’ın gardırobunu şaşırtıcı bir özenle anlatır: kaçındığı renkler, her kışlık tuniğe uygun kürk ve uzun bir ev tuniği; Couvreur’ün çevirisiyle, “ama sağ kolu soldakinden kısaydı” (eli serbest kalsın diye, der yorumcular). Orada 必有寝衣,长一身有半 da okunur; Couvreur bunu şöyle aktarır: “Geceleri, boyunun bir buçuk katı uzunluğunda bir giysiye sarınarak dinlenirdi” (25. cümle budur). Peki hangi giysi? İnsanın kendi boyunun bir buçuk katı uzunluğunda bir giysi bir battaniyeye çok benzer ve yanılmıyorsam en eski yorumlar da onu tam böyle okurdu. Zhu Xi cümleyi perhiz günleriyle ilgili paragrafa taşıdı, Couvreur da onu izledi. Ben karar vermeyeceğim. Gecelik ya da battaniye, Üstat üstü örtülü uyurdu. Çinli annelerin bir müttefiki var.

Sayfadaki herhangi bir karaktere tıklayın: yazım sırası, çizimin yönünü veren okla birlikte çizgi çizgi görünür.

Kullanım kılavuzu: her kelime kendi düzeyini taşır. ① temel olan, ② yaygın olan, ③ ayrıntılı olan. ① ile başlayın: ne giydiğinizi söylemeye şimdiden yeterler. ▶ düğmesi telaffuzu verir, bir karaktere tıklamak ise yazım sırasını açar.

Giyinmek

衣服 yīfu ①
giysi, giysiler
穿 chuān ①
giymek (giysi, ayakkabı)
脱 tuō ①
çıkarmak
换衣服 huàn yīfu ①
üstünü değiştirmek
一件衣服 yí jiàn yīfu ①
bir giysi (件, giysilerin ölçü sözcüğü)
衣裳 yīshang ②
giysi (daha eski kelime, kuzeyde yaygın)
服装 fúzhuāng ②
giyim, konfeksiyon
穿上 chuānshang ②
üstüne geçirmek, giymek
脱掉 tuōdiào ②
çıkarıp atmak
男装 nánzhuāng ②
erkek giyimi
女装 nǚzhuāng ②
kadın giyimi
童装 tóngzhuāng ③
çocuk giyimi
着装 zhuózhuāng ③
kıyafet (giyim tarzı)

Üst giyim

上衣 shàngyī ①
üst (gövdeyi örten giysi)
衬衫 chènshān ①
gömlek
T恤 T xù ①
tişört
毛衣 máoyī ①
kazak (“yün giysi”)
短袖 duǎnxiù ①
kısa kol; kısa kollu üst
长袖 chángxiù ②
uzun kol; uzun kollu üst
背心 bèixīn ②
atlet (“sırt ve yürek”)
卫衣 wèiyī ②
sweatshirt
领子 lǐngzi ②
yaka
高领毛衣 gāolǐng máoyī ②
balıkçı yaka kazak
马甲 mǎjiǎ ③
kolsuz yelek; (internet) sahte hesap
开衫 kāishān ③
hırka (“açık giysi”)
吊带 diàodài ③
ince askılı üst

Alt giyim

裤子 kùzi ①
pantolon
裙子 qúnzi ①
etek, elbise
短裤 duǎnkù ①
şort
牛仔裤 niúzǎikù ①
kot pantolon (“kovboy pantolonu”)
连衣裙 liányīqún ①
elbise (“üste bağlı etek”)
运动裤 yùndòngkù ②
eşofman altı
短裙 duǎnqún ②
kısa etek
西裤 xīkù ②
kumaş pantolon (takım elbise pantolonu)
背带裤 bēidàikù ②
salopet (“askılı pantolon”)
半身裙 bànshēnqún ③
etek (elbiseden ayırmak için)
打底裤 dǎdǐkù ③
tayt (“alt pantolon”)
开裆裤 kāidāngkù ③
küçük çocukların ağı açık pantolonu

Paltolar, ceketler ve üniformalar

外套 wàitào ①
ceket, dış giysi
大衣 dàyī ①
palto
羽绒服 yǔróngfú ①
şişme mont (“kuş tüyü giysi”)
西装 xīzhuāng ①
takım elbise (“Batı giysisi”)
夹克 jiākè ②
kısa mont (İngilizce “jacket”)
风衣 fēngyī ②
trençkot (“rüzgâr giysisi”)
雨衣 yǔyī ②
yağmurluk
棉袄 mián'ǎo ②
pamuk dolgulu ceket
运动服 yùndòngfú ②
eşofman takımı
校服 xiàofú ②
okul üniforması
制服 zhìfú ②
üniforma (iş, görev)
冲锋衣 chōngfēngyī ③
su geçirmez yürüyüş montu (“hücum giysisi”)
军大衣 jūndàyī ③
askerî kaput (kuzey kışlarının yeşil paltosu)

İç çamaşırları ve gece giysileri

内衣 nèiyī ①
iç çamaşırı
内裤 nèikù ①
külot, don
睡衣 shuìyī ①
pijama, gecelik
胸罩 xiōngzhào ②
sutyen
秋衣 qiūyī ②
uzun kollu fanila (“sonbahar giysisi”)
秋裤 qiūkù ②
uzun don (“sonbahar pantolonu”)
睡裤 shuìkù ②
pijama altı
浴袍 yùpáo ②
bornoz
泳衣 yǒngyī ②
mayo
保暖内衣 bǎonuǎn nèiyī ②
termal iç çamaşırı
睡袍 shuìpáo ③
sabahlık
平角裤 píngjiǎokù ③
boxer
光膀子 guāng bǎngzi ③
üstü çıplak olmak

Ayakkabılar ve çoraplar

鞋 xié ①
ayakkabı
鞋子 xiézi ①
ayakkabılar
一双鞋 yì shuāng xié ①
bir çift ayakkabı
袜子 wàzi ①
çorap
运动鞋 yùndòngxié ①
spor ayakkabı
拖鞋 tuōxié ①
terlik (“sürüklenen ayakkabı”)
皮鞋 píxié ①
deri ayakkabı
穿鞋 chuān xié ①
ayakkabılarını giymek
凉鞋 liángxié ②
sandalet (“serin ayakkabı”)
靴子 xuēzi ②
çizme
高跟鞋 gāogēnxié ②
topuklu ayakkabı
布鞋 bùxié ②
bez ayakkabı (kumaş tabanlı)
鞋带 xiédài ②
ayakkabı bağı
丝袜 sīwà ③
ince çorap, külotlu çorap (“ipek çorap”)
人字拖 rénzìtuō ③
parmak arası terlik (“人 biçimli terlik”)
鞋垫 xiédiàn ③
tabanlık

Düğmeler, cepler, bağcıklar

口袋 kǒudai ①
cep; torba
扣子 kòuzi ②
düğme
扣扣子 kòu kòuzi ②
düğmelemek
拉链 lāliàn ②
fermuar
袖子 xiùzi ②
kol (giysinin)
系鞋带 jì xiédài ②
ayakkabı bağlamak
穿反了 chuānfǎn le ②
ters giymek
挽袖子 wǎn xiùzi ③
kolları sıvamak
兜 dōu ③
cep (kuzeyde)
松紧带 sōngjǐndài ③
lastik (bel, kol için)
纽扣 niǔkòu ③
düğme (daha resmî kelime)

İyi giyimli, kötü giyimli

多穿点 duō chuān diǎn ①
“sıkı giyin!” (“biraz daha giyin”)
时尚 shíshàng ②
moda; modaya uygun
流行 liúxíng ②
moda olmak
正式 zhèngshì ②
resmî, şık (kıyafet)
休闲 xiūxián ②
rahat, gündelik (kıyafet)
过时 guòshí ②
modası geçmiş
穿搭 chuāndā ②
kombin yapma sanatı (yeni kelime)
得体 détǐ ③
yakışır, uygun
朴素 pǔsù ③
sade, gösterişsiz
潮 cháo ③
havalı, trend (“gelgit”)
撞衫 zhuàngshān ③
başkasıyla aynı kıyafeti giymek (“çarpışan gömlekler”)

Deyimlerde giysiler

衣食住行 yī shí zhù xíng ②
“giyinmek, beslenmek, barınmak, yol almak”: hayatın ihtiyaçları
人靠衣装,马靠鞍 rén kào yīzhuāng, mǎ kào ān ③
“insan görünüşünü giysisine, at eyerine borçludur”
丰衣足食 fēng yī zú shí ③
giyecek bir şeyi olmak ve karnını doyurmak
衣锦还乡 yì jǐn huán xiāng ③
memlekete “brokar giyinmiş” dönmek, şan şerefle
衣冠楚楚 yīguān chǔchǔ ③
iki dirhem bir çekirdek
天衣无缝 tiānyī wú fèng ③
kusursuz, hiç açığı olmayan (“dikişsiz göksel elbise”)
削足适履 xuē zú shì lǚ ③
“ayakkabıya sığsın diye ayağı yontmak”
量体裁衣 liàng tǐ cái yī ③
“giysiyi bedene göre biçmek”: duruma göre davranmak
穿小鞋 chuān xiǎoxié ③
“küçük ayakkabı giydirmek”: birini sinsice zor durumda bırakmak
春捂秋冻 chūn wǔ qiū dòng ③
“ilkbaharda sıkı giyin, sonbaharda serine alış”
捉襟见肘 zhuō jīn jiàn zhǒu ③
“eteğini çekersen dirseğin görünür”: iki yakası bir araya gelmemek

Gündelik kelimelerde giysiler

服务 fúwù ②
hizmet; hizmet etmek
穿越 chuānyuè ②
karşıya geçmek; (dizilerde) zamanda yolculuk etmek
领导 lǐngdǎo ②
yönetmek; şef
脱离 tuōlí ②
ayrılmak, kopmak
领袖 lǐngxiù ③
önder, lider (“yaka ve kollar”)
袖珍 xiùzhēn ③
cep boyu, minyatür (“yen hazinesi”)
脱贫 tuōpín ③
yoksulluktan kurtulmak
小棉袄 xiǎo mián'ǎo ③
“küçük pamuklu ceket”: anne babanın gözbebeği kız
衣钵 yībō ③
bir ustanın mirası (keşişin “cübbesi ve kâsesi”)
穿帮 chuānbāng ③
devamlılık hatası; foyası meydana çıkmak
套路 tàolù ③
tezgâh, önceden hazırlanmış oyun
穿针引线 chuān zhēn yǐn xiàn ③
aracılık etmek (“iğneye iplik geçirmek”)

Örnek cümleler

今天很冷,多穿点衣服。 ①
Jīntiān hěn lěng, duō chuān diǎn yīfu.
Bugün hava soğuk: sıkı giyin.
我想买一双运动鞋。 ①
Wǒ xiǎng mǎi yì shuāng yùndòngxié.
Bir çift spor ayakkabı almak istiyorum.
进门请换拖鞋。 ①
Jìn mén qǐng huàn tuōxié.
İçeri girerken lütfen terlik giyin.
她今天穿了一条红裙子。 ①
Tā jīntiān chuānle yì tiáo hóng qúnzi.
Bugün kırmızı bir etek giymiş.
快把湿衣服脱了! ①
Kuài bǎ shī yīfu tuō le!
Şu ıslak giysileri hemen çıkar!
这条牛仔裤是新买的。 ①
Zhè tiáo niúzǎikù shì xīn mǎi de.
Bu kot pantolonu daha yeni aldım.
他穿着睡衣下楼买早点。 ①
Tā chuānzhe shuìyī xià lóu mǎi zǎodiǎn.
Kahvaltı almaya pijamayla aşağı iniyor.
冬天我离不开羽绒服。 ①
Dōngtiān wǒ lí bu kāi yǔróngfú.
Kışın şişme montumdan vazgeçemem.
你衬衫的扣子扣错了。 ②
Nǐ chènshān de kòuzi kòucuò le.
Gömleğini yanlış iliklemişsin.
鞋带松了,快系好。 ②
Xiédài sōng le, kuài jì hǎo.
Ayakkabı bağın çözülmüş: hemen bağla.
你的T恤穿反了。 ②
Nǐ de T xù chuānfǎn le.
Tişörtünü ters giymişsin.
天一凉,妈妈就让我穿秋裤。 ②
Tiān yì liáng, māma jiù ràng wǒ chuān qiūkù.
Hava serinler serinlemez annem bana uzun donumu giydirir.
参加婚礼要穿得正式一点。 ②
Cānjiā hūnlǐ yào chuān de zhèngshì yìdiǎn.
Bir düğün için biraz şık bir kıyafet gerekir.
周末我喜欢穿得休闲一点。 ②
Zhōumò wǒ xǐhuan chuān de xiūxián yìdiǎn.
Hafta sonları rahat giyinmeyi severim.
她穿高跟鞋走了一天,脚都疼了。 ②
Tā chuān gāogēnxié zǒule yì tiān, jiǎo dōu téng le.
Bütün gün topuklu ayakkabıyla yürüdü: ayakları ağrıyor.
这件外套口袋很多,很实用。 ②
Zhè jiàn wàitào kǒudai hěn duō, hěn shíyòng.
Bu ceketin bir sürü cebi var: çok kullanışlı.
明天有雨,出门记得穿雨衣。 ②
Míngtiān yǒu yǔ, chūmén jìde chuān yǔyī.
Yarın yağmur yağacak: dışarı çıkarken yağmurluğunu giymeyi unutma.
真尴尬,我和同事撞衫了。 ②
Zhēn gāngà, wǒ hé tóngshì zhuàngshān le.
Ne mahcubiyet: iş arkadaşımla aynı kıyafeti giymiştik.
人靠衣装,马靠鞍,去面试要穿得得体一点。 ③
Rén kào yīzhuāng, mǎ kào ān, qù miànshì yào chuān de détǐ yìdiǎn.
İnsan kılığıyla karşılanır: iş görüşmesine giderken kıyafetinize özen gösterin.
新来的经理处处给他穿小鞋。 ③
Xīn lái de jīnglǐ chùchù gěi tā chuān xiǎoxié.
Yeni müdür her fırsatta ona zorluk çıkarıyor.
女儿是爸妈的贴心小棉袄。 ③
Nǚ'ér shì bà mā de tiēxīn xiǎo mián'ǎo.
Kız evlat, anne babasının yüreğini ısıtan küçük pamuklu cekettir.
以前的小孩都穿开裆裤,蹲下就能方便。 ③
Yǐqián de xiǎohái dōu chuān kāidāngkù, dūn xia jiù néng fāngbiàn.
Eskiden küçük çocukların hepsi ağı açık pantolon giyerdi: çömelmeleri yeterdi.
春捂秋冻,别急着把秋衣秋裤脱了。 ③
Chūn wǔ qiū dòng, bié jízhe bǎ qiūyī qiūkù tuō le.
İlkbaharda sıkı giyin, sonbaharda serine alış: fanilanı ve uzun donunu çıkarmakta acele etme.
岂曰无衣?与子同袍。 ③
Qǐ yuē wú yī? Yǔ zǐ tóng páo.
Kim demiş giyecek bir şeyin yok diye? Pelerinim senin olsun.
必有寝衣,长一身有半。 ③
Bì yǒu qǐnyī, cháng yì shēn yǒu bàn.
Geceleri, boyunun bir buçuk katı uzunluğunda bir giysiye sarınarak dinlenirdi.

网上汉语 · learn-chinese.online

Çince kursu

Seviye 1 · Başlangıç
学
中
文

Mandarin'e iyi bir başlangıç için net ve yapılandırılmış bir yöntem.

✓1-5. üniteler — ücretsizDersler, alıştırmalar ve değerlendirmeler, tam erişim.
🔓6-10. üniteler — serbest erişimOkumak için kurs, alıştırma veya değerlendirme olmadan. Giriş yapmadan bile.
Ücretsiz başlaSeviye 1'e anında erişim

HanWen Shop mağazası

Kaliteli Çin el sanatları, Fransa'dan gönderilir

Kişiye özel Çin mührü

Kişiye özel mühür

Adınız veya bir sembol, çizilip taşa elle oyulur.

Keşfet
Hanfu

Hanfu

Geleneksel Çin kıyafetleri, Tang ve Song hanedanlarından modern tarza.

Keşfet
Çin resim ve hat sanatı malzemeleri

Resim ve hat sanatı

Fırçalar, Xuan kâğıdı, mürekkep ve taşlar: çalışma odasının dört hazinesi.

Keşfet
🇫🇷 Fransa merkezli mağaza