Çincede aile 家 diye söylenir, tıpkı ev gibi. Karakter bir çatı, 宀, ve altında bir domuz, 豕 , gösterir. Çatı altında bir domuz ⟶ ev mi? Açıklama insanı gülümsetir ve uzmanlar anlaşamaz: kimi burada insanlarla aynı çatı altında beslenen hayvanı görür, kimi atalara sunulan kurbanı, kimi de basit bir ses öğesini. Bu konuda hüküm verecek bilgim yok. Kesin olan şu: 家 her yerde karşımıza çıkar. 大家 , “büyük aile” ⟶ herkes, 国家 , “ülke-aile” ⟶ devlet, hatta 作家 , yazar (家 burada “bir işin ustası” anlamını alır, tıpkı 专家, bilirkişi, kelimesinde olduğu gibi).
“Amcam” ya da “dayım” demek içinse önce tam olarak hangisinden söz ettiğinizi bilmeniz gerekir. Babanın ağabeyi 伯伯 , küçük kardeşi 叔叔 , annenin erkek kardeşi 舅舅 olur; halaların ve teyzelerin kocaları ise yine başka bir şeydir: 姑父 ya da 姨父 . Türkçenin üç kelimesine (amca, dayı, enişte) karşılık beş kelime. Kardeşler için de durum aynı: yalnızca “kardeşim” neredeyse hiç denmez, 哥哥 , büyüğü, ya da 弟弟 , küçüğü denir. Aslında her akrabalık terimi aynı anda üç şey söyler: taraf (baba tarafı mı anne tarafı mı), kuşak ve göreli yaş. Öğrencilerin en çok korktuğu bölüm budur ve onları anlıyorum. Ama sistem son derece düzenlidir ve mantığı bir kez kavrandı mı liste çok daha kolay akılda kalır.
Neden büyük için 伯, küçük için 叔? Çünkü eski Çin oğullarını numaralandırırdı: 伯 birinci, 仲 ikinci, 叔 üçüncü, 季 sonuncu oğul içindi. Asıl adı 孔丘 olan Konfüçyüs’ün yetişkinlik adı 仲尼 idi: ikinci oğuldu. Sayma alışkanlığı kaybolmadı. Kardeşler arasında insan 老大 , en büyük, ya da 老二 , ikinci olur; birkaç dayınız ya da halanız varsa onları sıralarıyla ayırırsınız: 二舅 , “ikinci dayı”, 三姑 , “üçüncü hala”.
Anne tarafında küçük bir kelime eski Çin ailesini ele verir: 外 , “dışarı”. Babanın anne babası 爷爷 ile 奶奶 , annenin anne babası ise 外公 ile 外婆 olur. Oğlun çocukları 孙子 , kızın çocukları 外孙 olur, kız kardeşin oğlu da 外甥 . Bir kadın üzerinden gelen her şey “dışarıda” sayılır, çünkü kız evlenince kendi ailesini bırakıp kocasının ailesine girerdi. Atasözü acımasızdı: 嫁出去的女儿,泼出去的水, “evlendirilen kız, dışarı dökülen sudur”. Ama bugünkü bir Çinlinin ağzında bunda küçümseme aramayın: 外婆, “anneanneciğim” der gibi aynı şefkatle söylenir. Kuzeyde ise daha çok 姥姥 ve 姥爷 denir, orada “dışarı” ortadan kalkmıştır.
Kuzenler de aynı mantığa uyar, iki önekle. 堂 , aile evinin “salonu” demektir: babanın erkek kardeşlerinin çocukları sizinle aynı soyadını taşır ve eskiden aynı çatı altında büyürdü, insanların 四世同堂 , “aynı salonda dört kuşak”, yaşamakla övündüğü o büyük evlerde. Bunlar 堂哥, 堂姐, 堂弟 ve 堂妹 diye anılır. Öbür bütün kuzenler, halaların ya da anne tarafının çocukları, 表 , yani “dış” kuzenlerdir: 表哥, 表姐, 表弟, 表妹. Türkçe “kuzen” derken bu farkı yapmaz (amcaoğlu derken yapar). Çince ise her zaman yapar, üstelik kuzeninizin sizden büyük mü küçük mü olduğunu da sorar.
Evlilikle gelen akrabalar da kuralın dışında kalmaz. Kocanın anne babası 公公 ile 婆婆 , karının anne babası 岳父 ile 岳母 olur. 岳 büyük bir dağ demektir ve en yaygın açıklama Tang dönemine uzanır. Bakan 张说 (说 burada okunur), Tai Dağı’ndaki büyük imparatorluk töreniyle görevlendirilmişken damadını bir çırpıda birkaç rütbe yükseltmiş. İmparator buna şaşırır, saraydaki bir oyuncu da ona şöyle cevap verir: 此乃泰山之力也, “bu, Tai Dağı’nın gücüdür”. O günden beri kayınpedere 泰山 denir, Tai de beş kutsal dağın, 五岳 , ilki olduğundan sonunda 岳父 denmeye başlanmış. Hikâye gerçek olamayacak kadar güzel olabilir, ama akılda kalmak gibi bir erdemi var. Kaynana ile gelin arasındaki ilişkiler, 婆媳关系 , ise onlarca yıldır Çin televizyonunun dizilerini besliyor.
Yolcu için bir sürpriz, Türk okur içinse tanıdık bir durum: Çin’de de yabancılara akrabalık kelimeleriyle seslenilir. Bir çocuk her yetişkine 叔叔 ve 阿姨 der, taksi şoförü 大哥 olur, meyve satan kadın 大姐 , parktaki yaşlı bey 大爷 . Kelimeyi seçerken dikkat: kişiyi yaşlandırır ya da gençleştirir, 大妈 diye seslendiğiniz kırk yaşındaki bir hanım bunu unutmayabilir (阿姨 ya da 大姐 daha güvenlidir).
Bütün bu söz varlığı Yeni Yıl’da, 七大姑八大姨 , “yedi hala ve sekiz teyze” ⟶ bütün akraba taallukat, sofranın etrafında toplandığında bir anda ortaya çıkar. Genç Çinliler bile işin içinden çıkamaz, öyle ki “annemin ablasının oğlu” için kullanılacak doğru terimi onlar adına bulan uygulamalar var. Bu titizliğin ardında bir ahlak yatar: herkes kime ne kadar saygı borçlu olduğunu bilmek için kendi 辈分 , yani kuşak sırasını bilmelidir. Konfüçyüs bunu kendi tarzında söylüyordu: 父母在,不远游,游必有方, “Anne babanız hayattayken uzak yolculuklara çıkmayın. Yolculuğa çıkarsanız, bu belirli bir yöne olsun” (Konuşmalar IV, 19, Konfuzyus’un Sohbetleri’nin 4. Bölümü sayfamızda). Çocuklar, yaşlılık ve anne babaya bağlılık, 孝顺 , Hayatın evreleri sayfasında yer alıyor. Çift ve çocuk eğitimi de yakında kendi sayfalarına kavuşacak.
Sayfadaki herhangi bir karaktere tıklayın: yazım sırası, çizimin yönünü veren okla birlikte çizgi çizgi görünür.
Kullanım kılavuzu: her kelime kendi düzeyini taşır. ① temel olan, ② yaygın olan, ③ ayrıntılı olan. ① ile başlayın: ailenizi tanıtmaya şimdiden yeterler. ▶ düğmesi telaffuzu verir, bir karaktere tıklamak ise yazım sırasını açar.
Yakın aile
aile; ev
aile üyeleri
aile, yuva
bütün aile
baba
anne
anne baba, ebeveyn
baba (resmî dilde)
anne (resmî dilde)
ağabey, abi
abla
küçük erkek kardeş
küçük kız kardeş
oğul
kız (evlat)
kardeşler
erkek kardeşler; kardeş (arkadaşlar arasında)
kız kardeşler
Dedeler, nineler ve torunlar
dede (babanın babası)
babaanne
dede (annenin babası)
anneanne
dede (annenin babası, kuzeyde)
anneanne (kuzeyde)
büyükbaba, babanın babası (yazı dili)
büyükanne, babaanne (yazı dili)
büyükbaba, annenin babası (yazı dili)
büyükanne, anneanne (yazı dili)
erkek torun (oğlun çocuğu)
kız torun (oğlun çocuğu)
erkek torun (kızın çocuğu)
kız torun (kızın çocuğu)
büyük dede (baba tarafından)
Amcalar, dayılar, halalar, teyzeler
amca (babanın küçük erkek kardeşi); “amca” (tanımadığınız bir erkeğe)
amca (babanın ağabeyi)
amca, babanın ağabeyi (özenli dil)
yenge (babanın ağabeyinin karısı)
yenge (babanın küçük erkek kardeşinin karısı)
hala (babanın kız kardeşi)
enişte (halanın kocası)
dayı (annenin erkek kardeşi)
yenge (dayının karısı)
teyze (annenin kız kardeşi)
enişte (teyzenin kocası)
teyze (annenin küçük kız kardeşi)
Kuzenler ve yeğenler
amcaoğlu (sizden büyük)
amcakızı (sizden büyük)
amcaoğlu (sizden küçük)
amcakızı (sizden küçük)
hala, dayı ya da teyze oğlu (sizden büyük, başka soyadlı)
hala, dayı ya da teyze kızı (sizden büyük, başka soyadlı)
hala, dayı ya da teyze oğlu (sizden küçük, başka soyadlı)
hala, dayı ya da teyze kızı (sizden küçük, başka soyadlı)
amcaoğulları (aynı soyadını taşıyan kuzenler)
başka soyadını taşıyan kuzenler
yeğen (erkek kardeşin oğlu)
yeğen (erkek kardeşin kızı)
yeğen (kız kardeşin oğlu)
yeğen (kız kardeşin kızı)
Evlilikle gelen akrabalar
kayınpeder (kocanın babası)
kaynana (kocanın annesi)
kayınpeder (karının babası)
kayınvalide (karının annesi)
kaynana, karının annesi (gündelik)
damat (kızın kocası)
gelin (oğlun karısı)
yenge (ağabeyin karısı)
gelin, yenge (küçük erkek kardeşin karısı)
enişte (ablanın kocası)
enişte (küçük kız kardeşin kocası)
görümce (kocanın küçük kız kardeşi)
kayınbirader (karının küçük erkek kardeşi)
baldız (karının küçük kız kardeşi)
dünürler (öbür eşin anne babası)
kaynana ile gelin arasındaki ilişkiler
evli bir kadının baba evi
kocanın ailesi
Yakınlara nasıl seslenilir
hitap etmek (birine bir unvanla); hitap
babacım (gündelik)
anneciğim (gündelik)
baba, peder (kuzeyde ya da eski usulde)
ana (kuzeyde ya da eski usulde)
büyük ağabey; “abi” (bir erkeğe)
büyük abla; “abla” (bir kadına)
çocukların en büyüğü; şef, patron
ikinci çocuk
kardeşler arasındaki sıra
teyze (annenin kız kardeşi); “teyze” (bir kadına)
“dede”, “amca” (yaşlı bir erkeğe)
“teyze”, “hanımefendi” (orta yaşlı bir kadına)
“amca”, “beyefendi” (orta yaşlı bir erkeğe)
ikinci dayı
Geniş akraba çevresi
akrabalar (yakın aile dışında)
yakınlar, sevdiklerimiz
aile bireyleri (idari dil)
geniş aile, sülale
büyük aile (birkaç kuşak)
atalar
atalar (gündelik)
soy ağacı, aile kütüğü
ailedeki kuşak sırası
kan bağı
aynı soyadını taşıyan akrabalar
Deyimlerde ve atasözlerinde aile
aile birlik olunca her iş yolunda gider
kan sudan koyudur
kol kırılır yen içinde
her evin bir derdi vardır
armut dibine düşer
aynı çatı altında dört kuşak
aile hayatının mutluluğu
bütün akraba taallukat, sayısız hala ve teyze
öz akrabasını bile tanımamak (dini imanı olmamak)
aile arasında teklif tekellüf olmaz
yakın komşu uzak akrabadan yeğdir
bütün erdemlerin başında anne babaya saygı gelir
Gündelik kelimelerde aile
herkes
eve dönmek
ülke, devlet
ana dili
vatan, anavatan
ev yemekleri, günlük yemekler
kanka, arkadaşlar
sütlü çay
yazar
ilk cep telefonu (1990’lı yıllar)
Örnek cümleler
Ailemiz dört kişi: babam, annem, ablam ve ben.
Kardeşlerin var mı?
Hafta sonları dedemle babaanneme gidiyoruz.
Anneannem Şanghay’da oturuyor.
Bu benim amcam, babamın küçük kardeşi.
Bir oğlu ve iki kızı var.
Bahar Bayramı’nda bütün akrabalar bize gelir.
Teyze, affedersiniz, metro istasyonuna nasıl gidebilirim?
Dayım annemden iki yaş küçük.
O benim öz abim değil, kuzenim.
En güzel mantıyı anneannem yapar.
Yeni Yıl arifesinde bütün aile birlikte akşam yemeği yer.
Babam en büyükleri, iki küçük erkek kardeşi var.
Evlendiğinden beri her hafta sonu baba evine gidiyor.
Yengem, yani ağabeyimin karısı, Pekinli.
Bu benim yeğenim: bu yıl üniversiteye başlıyor.
Çin’de aileden büyüklere adlarıyla hitap edilmez.
Ailenin ikinci çocuğu: bir ablası var.
Kaynana gelin ilişkileri pek çok ailede baş ağrısıdır.
Amcaoğullarım benim soyadımı taşır; öbür kuzenlerim genellikle taşımaz.
Onların evinde dört kuşak aynı çatı altında yaşıyor: toplam on beş kişi.
Ailemizin soy ağacı Ming hanedanına kadar uzanıyor.
Kaynana damadına bakar: baktıkça daha çok beğenir.
Her evin bir derdi vardır: sen başkalarının işine karışma.
Anne baba hayattayken uzağa gidilmez; gidilirse de nereye gidildiği söylenir.


